28 Kasım 2016 Pazartesi

konusmak bile istemedigim su gunlerde dusunuyorum ki, anlatacak bir sey her zaman vardir, mesele kime, ya da neye anlattigimiz.. guvensiz bir insanin konusmaya baslamasi da epey zorlasabiliyor. o benim karsimda olmasa da, onun hayatimda var olmasi; kendimi ifade etmemi kolaylastiriyordu ornegin, ya da biliyordum ki dunya uzerinde beni anlamak isteyecek bir dostum var, beni ben yapanlar onlar. kirilip dokuldu her sey. ne ask, ne dostluk kaldi geriye. ve biz bir kahve dukkaninda karsilasan iki yabanci olduk. dun fark ettim ki o aksamdan sonra sifirlamisim her seyi, seni bir daha gorecegimi bile o kadar dusunmemistim ki, sana soyleyecek hicbir sozum yoktu. senin de yoktu belli ki, sen de pek dusunmemistin.. o aksam sana telefonda soyledigim seyler, hepsi havada asili kalakaldi. taniyorum bu hissi, ve bu sefer seni sahiden bir daha gormeyebilecek oldugumu biliyorum. ben acmistim zaten kartlarimi, sen de soylediklerinle degil de, tam da soylemediklerinle, yeterince acik oynadin.

billie holiday dinledim trende 'gri sehrime' donerken. "oh, my man, i love him so / he'll never know / all my life is just despair / but i don't care"...

13 Ekim 2015 Salı

atesten kaca kaca, atesle oynamayi ogrendim. [belki.] aslinda karmasik olan bir sey yok, insaniz, ve bu yuzden, esyanindogasigeregi yani, kotuyuz de. guzelliklere bu kadar sasirip, onlardan gozumuzu alamayisimiz ondan. olur da yakalarsak onlari, saklayip yasatmakta bu kadar beceriksiz olusumuz, korkumuz, ondan. acimasizligi buyurken ogrendik, gerektiginde, sepsert bir kaya gibi sessizce durabilmeyi de. gerektiginde, kirariz dokunan elleri. her sey degisir, rollerimiz de. hic diye bir sey yoktur, mutlak diye bir sey olmadigi gibi, ve sihir olmez, ama bizim bakislarimiz degisir, gozumuzdeki piriltilar sonuverir bazen, artik onu goremez oluruz.. [sihirleri kaybetmemek dilegiyle.]

9 Ekim 2015 Cuma

"aslinda benziyoruz, mesela.." diye arayip durmak bir yana, bir benzerini karsinda buluverdiginde, nolur ki sonra, "iyi ki karsilasmisiz" dediginde?

1 Ekim 2015 Perşembe

chet baker'dan my funny valentine caliyor ve ben biraz gozyasi dokuyorum; aslinda onun sesindeki duruluk -daha guzel kelimeler vardir muhakkak ifade edecek ama ben bulamiyorum iste simdi- bunu biraz hak ediyor.. ilginctir, bazen, bazi sarkilari dinlerken sunu diyor insan: daha once bu kadar huzunlu hicbir sey dinlemedim. dinlediginiz sey sahiden de o an icin dunyanin en huzunlu seyi oluyor ama. garip, anlik bir tamamlanmislik. sanirim bunun icin biraz gozyasi dokulebilir.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

diyecektim ki:
"sen benim tatilimsin."